İki gün. İki yüz elliden fazla saat. Ve ABD tarihinde tek bir müzayedede elde edilen en yüksek toplam: 75.8 milyon dolar. Phillips’in Haziran 2026’da New York’ta Bacs & Russo iş birliğiyle gerçekleştirdiği New York Watch Auction XIV, saat dünyasının konuşmaya devam edeceği bir satış oldu.
Rekor, Phillips’in kendi rekorunu kırmasıyla geldi — sadece altı ay önce, Aralık 2025’te aynı müzayede evi 43.5 milyon dolarla ABD rekoru kırmıştı. Şimdi o rakam neredeyse iki katına çıktı.
On altı saat bir milyon doların üzerinde satıldı. Ama asıl hikâye bir saatte yoğunlaştı: F.P. Journe Chronomètre à Résonance ‘Souscription, No. 007.’ Bu saat, dokuz dakikalık teklif savaşının ardından 13.92 milyon dolara el değiştirdi. Bağımsız bir saatçiden çıkan en pahalı saat rekoru, 21. yüzyılda üretilmiş en pahalı saat rekoru ve ticari müzayedede satılan en pahalı bağımsız saatçi saati rekoru — üçü aynı anda kırıldı.
Top 10’un yarısı F.P. Journe saatleriydi. Diğer dört Journe saati 1.9 ile 5 milyon dolar arasında satıldı. Eric Clapton için özel üretilmiş Patek Philippe Ref. 5004G-020 ise 700.000 dolarlık düşük tahminini aşarak 5.2 milyona ulaştı — bir provenance hikâyesinin değere nasıl dönüştüğünün ders kitabı örneği.
Rolex da top 10’a girdi: 1969 model Daytona Ref. 6241 ‘John Player Special’ 1.8 milyon dolarla listede yerini aldı. Ama bu müzayedenin ana mesajı açıktı: Bağımsız saatçiler, büyük evlere meydan okuyacak kadar güçlendi.
Phillips’in müzayede direktörleri sonuçları ‘Amerikan saat piyasasında bir kırılma anı’ olarak nitelendirdi. Koleksiyonerlerin bu değerlendirmeye itiraz etmesi için henüz bir neden yok.
F.P. Journe’un bu müzayededeki performansı, bağımsız saatçiliğin artık bir niş değil, ana kategorinin kendisi olduğunu gösteriyor.



